Reklam
Tarih : 2026-08-30 20:57:47

Erdoğan: 30 Ağustos, milletimizin bayram günüdür

Cumhurbaşkanı  Erdoğan'ın konuşması şu şekilde:

'' Hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine, Gazi mekana hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bugün maalesef Girne’den hepimizi derinden üzen bir kaza haberi aldık.  Sözlerimin hemen başında, Girne açıklarında yaşanan feribot kazasında vefat eden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyor; sağ olarak kurtulan kardeşlerimize ise geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Kazanın nedenlerinin tespiti ve ihmali olan varsa sorumlulardan hesap sorulması için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamlarıyla iş birliği içinde gerekli adımların atılmasını sağlayacağız. Rabbim milletimizi ve Kıbrıs Türkü kardeşlerimizi her türlü kazadan, beladan muhafaza eylesin diyorum.

Kıymetli misafirler, sizlerle birlikte milletimizin her bir ferdinin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı bir kez daha tebrik ediyorum. 

Bu anlamlı günde sizlerin huzurunda, 104 sene önce milletimizi büyük zaferle buluşturan kahraman ordumuzun Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını; Polatlı'dan top seslerinin geldiği günlerde bile milletin emanetine sahip çıkan Meclisimizin vatanperver üyelerini; Milli Mücadele'de toprağa düşenler başta olmak üzere vatanımız için, bayrağımız ve bağımsızlığımız için canlarını feda etmiş tüm şehitlerimizi bugün bir kere daha rahmetle, minnetle yad ediyorum.

İstiklal Marşı şairimiz merhum Mehmet Akif'in; "Hakk'ın bu veli kulları taş türbeye girmez / Gufrana bürünmüş yalnız Fatiha bekler" dediği cümle şühedanın ruhlarına hep beraber Fatihalarımızı, dualarımızı gönderiyor; Cenab-ı Allah mekanlarını cennet, makamlarını ali eylesin diyoruz.

Kıymetli misafirler, Türk milletinin istiklal mücadelesinin en kritik safhalarından biri olan Büyük Taarruz, Milli Mücadele'nin son ve belirleyici aşamasıdır. 26 Ağustos 1922 sabahı Afyon Kocatepe'den başlatılan taarruz, Gazi Mustafa Kemal'in komutasında yürütülen ve dört gün süren göğüs göğüse çarpışmaların ardından Dumlupınar'da kesin bir zaferle sonuçlanmıştır.

30 Ağustos günü milletimiz, kendisine kefen biçen müstevlilerin heveslerini kursaklarında bırakmış, Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolu açmıştır. Milletimiz, türlü yokluk ve imkansızlığa rağmen kazandığı bu zaferle, 1071 Malazgirt Zaferi'nden beri kendisine vatan kılınan toprakların Türk yurdu ve İslam toprağı olduğunu tüm dünyaya bir kez daha ilan etmiştir.

30 Ağustos, Türk elini Anadolu'dan atmak, şayet güçleri yetseydi kökümüzü kazımak isteyen işgalcilerin hüsran; milletimizin ise bayram günüdür. Gazi Mustafa Kemal, 30 Ağustos'un ne manaya geldiğini, büyük zaferin ikinci yılında Dumlupınar'da Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı'nın temelini atarken yaptığı konuşmada bakınız nasıl anlatıyor: 'Hiç şüphe etmemelidir ki yeni Türk devletinin, Türk Cumhuriyeti'nin temeli burada sağlamlaştırılmış oldu. Sonsuz hayatı burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları, bu semada pervaz eden şehit ruhları devletimizin ve Cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır. Burada temelini attığımız Şehit Asker Abidesi işte o ruhları, o ruhlarla beraber gazi arkadaşlarını, özverili ve kahraman Türk milletini temsil edecektir. Bu abide, Türk vatanına göz dikeceklere Türk milletinin 30 Ağustos günündeki ateşini, süngüsünü, saldırısını, gücü ve iradesindeki şiddeti hatırlatacaktır.'

Evet, sadece Dumlupınar'daki Şehit Asker Abidesi değil; asırlardır bu topraklarda ödediğimiz ve hasımlarımıza ödettiğimiz bedeller, milletimizin istiklali söz konusu olduğunda neleri göze aldığının canlı birer şahididir.

Kıymetli dostlar; 1071'de Malazgirt'te başlayıp 1922'de Dumlupınar'da devam eden zaferler silsilemize baktığımızda şunu görüyoruz: Biz tarihiyle büyük, zaferleriyle büyük, mücadelesiyle büyük bir milletiz. 

İstiklalimizi öyle büyük güçlerin, emperyalist güçlerin yardımıyla değil; yüzyıllardır kınalı kuzularını "ya şehit ol ya gazi" diyerek dualarla cepheye uğurlayan analarımızın fedakarlığıyla kazandık.

Biz başkalarına bel bağlayarak değil, kendi bileğimizin gücüne inanarak, birbirimize dayanarak, gerektiğinde aynı siperlerde aynı hilal uğruna can vererek bu topraklarda var olduk; bin yıldır böyle ayakta kaldık.

Şu değişmez hakikatin altını bugün bir kez daha çiziyorum: Bizi tanımak isteyenler Malazgirt'e, Çanakkale'ye baksın. Bu milletin fıtratını anlamak isteyenler Büyük Zafer'e baksın. Bu ülkenin hangi şartlar altında kurulduğunu öğrenmek isteyenler Milli Mücadele'ye baksın. Bu milletin seciyesini görmek isteyenler Nene Hatunlara, Kara Fatmalara, Şerife Bacılara, Şahin Beylere, Sütçü İmamlara baksın."

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 ispartahaberler.com.tr Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.